|
|
 |
Elinden iş gelip de üzerinde toplum baskısı denilen şeyi hissetmeyen ve bu baskıyı bir biçimde etkisiz kılma çabası göstermeyen insan yok gibidir. Bir toplum baskısı, yani bir otalamaya rıza dayatması her alanda kendini gösterir. İrili ufaklı cinci hocaların tümü onlar beni aldatacağına; ben onları aldatayım mantığını yürütür. Bu mantıkla hareket ettikleri için de geçerli mantığın eyyamcılık gibi belirmesine hizmette kusur etmemiş olurlar. Kalın Türk olarak benim dert saydığım, yükünü çektiğim şey üzerimdeki toplum baskısını hafifletmeye, aldatmacanın belasını savmaya matuf değildir. Tıpkı şarap gibi aldanmanın ve aldatmacanın bir iyi, bir de kötü tarafından bahsetmek mümkündür. Bana aldatmanın gizliliği dert olmuştur. Sahiciliğe kavuşmak, mümkünse birini daha sahicilikle buluşturmak için çırpındım. Çırpındıkça çevikleştim ve kalınlaştım.
| 3 okuyucu
bu kitap için görüş bildirdi.. |
|
| | |
|
|
|
Eyup Gulum 1
13/1/2011 17:03
İsmet Özel'i faşistlikle yargılayanların öncelikli olarak okumalarını öneririm. İ.Özel ırk tabirini iki yönlü olarak ele alır hem cismani hem ruhani, bir kimse cismani ırk ayrımında bulunduğu zaman faşist olarak nitelendirilir. Oysa İsmet Özel bu topraklar üzerinde yaşayan va aralarında islami bir bağ bulunan bütün milletleri tek ırk olarak ruhani bağlamda ele alıyor. Bunu dile getirme şeklini ister beğenelim ister beğenmeyelim sonuç değişmeyecektir.
Kendisinin de kitabın sonunda belirttiği gibi insanın hem İmanı hem Türklüğü gevreyebilir; inceldiği yerden kopar; onun için her ikisini de kalın tutmak iyidir... saygılar
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
BezginGezgin
14/9/2007 04:06
Tek kelime ile mükemmel.
Kitabın ince olmasına bakmayın. Zevkle birkaç kez okuyacaksınız.
Teşekkürler İsmet Özel'e
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
ada_cey
20/5/2007 15:06
İsmet Özel basından ara sıra okuduğum bir yazar Cumhuriyetin İslamiyet in gelişmesinde katkıları doğrudur.
Medeniyetler çatışması ABD’nin bir oyunu Türkiye’ye de burada önemli bir rol verilmiş olduğu görülüyor.
Araplaraysa sadece belli sahnelerde görülebilen figüranlar durumunda rollerle yetinmek zorundalar çünkü Suriye, Ürdün, Irak, Kuveyt, Katar, Fas, Tunus, Cezayir, Yemen ve Libya gibi ülkeler bırakın birbirlerine yakınlaşmayı fırsat buldukça birbirlerine savaş açtıkları gözlenmektedir Arap Müslümanlar yıllarca Osmanlının hakimiyetinde serbest bir yaşam sürmelerine rağmen Osmanlının güç kaybettiğini gördükleri zaman hemen İngilizlere ve Fransızlara yanaşmışlardır ve osmanlının yıkılmasında bir fügüranlık rolü almışlardır bugün Irakta yaşananları da göz ardı edemeyiz. İsmet bey bunlardan nasıl bir birleşme beklemektedir doğrusu anlayamadım. Saygılarımla
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
| Aynı konudaki diğer kitaplar için tıklayın: |
Aynı kişilerin diğer kitapları için
tıklayın: |
|
|
|
|
|