|
|
 |
Bir sabah, yıllardır görmediğiniz bir arkadaşınızı düşünerek uyandınız. Bir saat sonra, onunla sokakta karşılaştınız. Sizce bu sadece bir tesadüf mü, yoksa çok daha farklı bir anlamı olabilir mi? Siz hiç Loto’da büyük ikramiyeyi kazanmadınız. Ama birileri kazanıyor. Hem de sürekli! Onlar sizden daha mı şanslılar?
Şans nedir gerçekten? İçinizde bütün parayı kırmızıya yatırmanız gerektiğini söyleyen bir his var. Bu his bir öngörü müdür? Yoksa daha fazlası mı?
Yolda gidiyorsunuz. Kafanızı çevirip yandaki küçük parkta baktınız ve bir anda bu anı daha önce de yaşamış olduğunuzu hissettiniz. Evet, Deja Vu. Sizce nedir Deja Vu; Geçmiş mi, rüya mi yoksa geleceği mi görüyorsunuz? Eğer siz de kontrolün kimde olduğunu merak ediyorsanız, ‘OlasılıkSız’ tam size göre bir roman..
| | |
|
|
|
SCH_izmir
4/5/2008 10:54
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski... doğrusu
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
SCH_izmir
4/5/2008 10:48
Ayrıca kötülük Amerika ve batılı ülkelerden gelir bu da çok kilişe değil mi sence kötülük araplar ve müslümanlardan gelir kadar... Olasılıksız kitabını özel yapan bir diğer noktada saçma sapan bir aşk edebiyatı ve cinsellik gibi basit öğelerden yararlanılmamış, toplumsal- siyasal- klişelerde kullanılmamış, bunun içinde tbr. etmek gerek,
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
| |
|
|
|
SCH_izmir
3/5/2008 23:34
Darül... bence sen haddinden fazla yanlı ve maksatlı bir yorum bırakmışın! Sence bir kitabın edebi değeri neyle ölçülür? Benim bildiğim kadarıyla diğer bütün sanat eserlerinde de olduğu gibi özgünlüğü ile ölçülür... Olasılıksız kitabında kullanılan temaların daha önce başka bir dünya klasiğinde ya da güncel romanda kullanıldığını hatırlamıyorum eğer sen hatırlıyorsan kitapların isimlerini yazarsan seve seve okurum bizi de aydınlatmış olursun, olasılıksız kiitabındaki benzer tek öğe kumar masasındaki geçen bölümdür, iyi okuyucular çok iyi bilir Dostoveyski'nin Kumarbaz ve İ.D.Yalom'un Divan kiitabında da çok heycanlı kumar sahneleri bulmak mümkün... bunun dışında ben benzer bir öğe bulamıyorum,
İncelediğin daha doğrusu karaladığın yönlere gelince, kitabın içeriğinden çok içinde geçen kelimelere her nedense takmışın... Sanırım çeviri ile ilgili bir bilgin olmadığıda burdan anlaşılıyor, bir kitap orjinal dilinde okunmadan dil ve aksan yönünden eleştirilemez, kaldı ki eleştirelim orjinal dilinde de okuduk diyelim, aksiyon bölümlerinde kullanılan sokak dilinin edebi anlamda sence nasıl olması gerekiyor? Bunun bir kuralı mı var? Dünyanın herhangibi bir şehrinde herhangibi bir sokağında insanlar harekete geçince klasik edebiyata ne kadar uyuyorlar ki bunu yazan yazarda ne ölçüde yansıtsın, nasıl yansıtırsa nesnel olur...
Sen kitabın içeriğinden çok tek taraflı olarak kelimelere takılmışın ki bu da Adam Fawer'ın değil 'Türkçenin' bir sorunudur..
Kitaptaki bilimsel öğelere gelelim; bu konudaki eleştirin bir hayli tuhaf öyleki Adam Fawer'ın sanki bir yazar olduğunu unutmuş da bir bilim adamı gibi yargılamısın... Bu da eleştirindeki yanlılığın maksadını fazlasıyla ortaya koyuyor;
Bilmem farkındamısın yazarlar; iyi yazarlar; daha iyi yazarlar; ellerindeki materyalleri romanın kurgusuna en iyi şekilde oturtarak bir heykeltraş gibi yeniden şekil verirler, olasılıksız kitabı bir araştırma kitabı değil bir romandır, bunu hatırlarsan yaptığın eleştirinin ne kadar komik olduğunu daha iyi anlarsın...
Bütün yazarların tek bir hayali vardır o da yazdıkları ile amacına ulaşmaktır. En iyi yazarlar eski paradigmaları yıkmayı başarabilen yazarlardır, olasılıksız kitabı da buna çok iyi bir örnektir, çünkü okuyucunun dikkatini olasılıksız kitabı ile bilimsel yeniliklerdeki bir çok yeni soru işaretine büyük bir araştırma şevki yaratarak çekmeyi başarmıştır,
Sen kabul et ya da etme olasılıksız gelecekteki dünya klasikleri arasına çoktan adını yazdırdı bile, bazı dinci çevrelerin kitapta belirtilen konulardan dolayı rahatsız olması çok normal ama bunun da sebebi açık, muhtemelen henüz kutsal kitaplarda çift yarık deneyiyle ilgi bir ayet bulamamışlardır ondandır...
Bir kitabın değeri ve gücü; hitap edebildiği kitle ve temasal özgünlüğü ile ölçülür ve bu değer bile görecelidir ancak senin bu kitapla ilgili yaptığın eleştiriyi okuyunca bir kez daha iyi anlıyorum ki Adam Fawer gerçekten iyi iş çıkarmış, sözler ve anlam hedefi tam 12 den vurmuş :)
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
betüşş
3/5/2008 21:47
evet haklısınız kitapta geçen konuları sizin seviyenizde bilen kişiler kitabı beğenmeyebilir ancak bir genç olarak kitap çok şahane süper hoşuma gitti. O örnek meselesi de sizin kadar 'bilgili' olmayanlar için en anlaşılabilir örnektir, tamam belki yanlış olabilir ama konuyu hiç bilmeyenler için öğrendiklerinde 'aynı hesap' diyebilcekleri türden bi örnek. Ben kitabı okurken o dediğiz konu açıklamaları yapılmadığı için kendi tercihim/merakımla bilmediğim tüm konuları araştırdım ve kuantum fiziğinin ne demek olduğunu bilmeyen biriyken buna ilgi duyan biri oldum, bu kitabı okumayan yaşıtlarıma kıyasla ben o merkala araştırdığım konular sayesinde artık her bilimsel olaya farklı ve daha hevesli bakıyorum. Eğer ki sizin dediğiniz gibi bilimsel alıntılar yapıp konuyu araştırmama gerek olmasaydı kitap bana göre daha az ilgi çekici ve öğretici olurdu.Bence lise seviyesindeki herkesin okuması için tavsiye yapılabilecek bir kitap...
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
darülsafsata
26/4/2008 01:12
'bir kitap yazayım, best seller olsun, filme de çekilsin, para kazanayım' zincirinin son halkasıdır.
Bir ortalama Amerikalı okuru tatmin edecek her şey fazlasıyla vardır. Hatta kitap sırf bunlardan ibarettir.
bu kitabı bir şeye benzetecek olursak en uygun şey 'patates cipsi'dir. kolay yenen, gereksiz, boş ve hatta zararlı...
böyle kitapların bütün klişelerini taşımaktadır.
kitap sürükleyicidir bu doğru, ama baştan aşağı Amerikan klişeleriyle dolu olup herhangi bir edebi değer taşımamaktadır. Niçin olduğunu tek tek izah edelim:
Önce şekil:
-böyle kitapların arkasında newyork times, people vs gibi bilindik gazetelerden ya da önemli bir adamın imzasıyla 'enfes' 'nefes kesici' 'müthiş bir kitap' gibi derin! açıklamalar bulunur, bunda da bol bol var.
-konu amerikan popüler sineması ve popüler kültürünün milyon kez işlediği konulardır; kuzey kore, rus ajanları, gizli servisler, çılgın bilim adamları, entrikalar, büyük sisteme dokunmayan küçük suçlar, kötülerin hepsinin sonunda cezalandırılması ve iyiliğin galip gelmesi vs. gibi sıradan amerikalı vatandaşı avlayacak her beğeni öğesi vardır bu çorbada.
-Karakterler diye birşey yok, stratosferde dolaşıyorlar. Klişe ve müthiş steriller, işemiyorlar, her işi mükemmel yapıyorlar, yanlışları bile mükemmel...
Örnek: Nava karakteri güzel alımlı, atletik vs...üç dört dili mükemmel konuşuyor, bombanın parçaladığı bir dizi ameliyat edebiliyor, çantasında her şey için iğne bulunuyor falan filan.
-İyi karakter Nava geçmişte bir sürü adam öldürmüş, ama bu onu katil yapmıyor çünkü öldürdükleri hep kötü adamlar... örneğin Mossad'a filistinli teröristlerin yerlerini bildiriyor(amacı insanların hayatlarını kurtarmak ya ondan) Her cinayetinde sayısız insanın hayatını kurtarıyor! El Kaide, Hamas, FKÖ üyelerinden en az iki düzine ajan öldürmüş.'(sf269) Rusya adına çalışırken bile Afgan teröristi öldürüyor, ya da masum rejim muhaliflerini...
Kötülük bir tek Arap ya da müslümanlardan geldiği için Nava iyi bir kadın!
Sokaktaki insanın önyargılarını okşayan tanıdık bir bakış değil mi? Yoksa bir propaganda mı diyelim. Bu kimin ideolojisidir, ne dersiniz?
-Anlatım mı? Kitap içindeki ifadelerden örnekler verelim:
'gözünün altındaki torbalar frisbi büyüklüğündeydi.'
'güzel, zeki, bakımlı kadın'
'kahrolası', 'lanet olası'
'oyunu kendi kurallarıyla oynayacaktı.'
'eli bir Actionman oyuncağı gibi havada kaldı'
'Mike Tyson ile boks yapmış gibi...'
'kafasındaki delik bir beyzbol topu büyüklüğündeydi' örnekler uzatılabilir.
Bu estetik tanıdık geliyor mu?
-evet bir sürü bilimsel konuya da değinmiş ama ahmet mithat efendi tadında... bir reklam fragmanı gibi, örnek: bir diyalogta heisenberg'in belirsizlik ilkesi mi geçiyor, aç bir paragraf, çevir ansiklopediyi, h ye gel, neymiş heisenbergin ilkesi yaz.
bu bilimsel konuların zorlama ve yer yer apaçık yanlış yorumları ise ayrıca uzun uzun yazılabilir ama birini yazmadan edemeyeceğim:
E=mc2 yi ve görecelik teorisindeki ışık hızına yakın hızlardaki cisimlerin ağırlaşmasını açıklarken, örnek olarak uçak hızlanırken insanın kendini daha ağır hissetmesini vermesi 'pes artık' dememe yol açtı. (sf337)
Bu kadar basit bir yanlış bu 'enfes! ' kitapta ne arar?
-Bilimsel konulardan çokca söz edilmiş ama çıkarttığı yorumlar(bir sürü örnek verilebilir) keyfi, yer yer zorlama zaman zaman da tamamen alakasız! Kuantumdan görecelikten çıkardığı sonuçlar tam bir yeni 'new age' tarikatına uygundur, 'aslında zaman yok! ! ! ' merak eden detayları kitapta bulabilir.
-Ortalama Amerikalı bu kitapta ne bulamaz?
Onu da söyleyelim: bu kitabın tek eksiği cinselliktir. Filmini çekerken telafi ederler diye düşünmekteyim; muhtemelen filmde Nava ile Caine'den bir fragman atarlar diye bekliyorum.
Bir metro, şehirlerarası otobüs kitabı denebilir: 'hiç kafamı yormayayım, eğleneyim, çabuk çabuk okuyayım, birkaç yüz sayfalık bir kitap bitireyim, gururlanayım' diyen herkes bunu alıp çatır çatır okumalıdır. bu konuda diğer örnekler bakınız: da vinci şifresi...
film mi? tabii ki çekilecek, belki çekilmiştir de, gişe rekoru da kesinlikle kıracaktır. Niye kırmasın.
NOT:
Kitap hakkında beğeni yorumlarına bakarsanız çoğunda 'sürükleyici' 'sıkılmadan okudum' 'güzel' vs dışında başka bir yorum yoktur. Ama bir kitabın değerli olmasının ölçüsü sadece sürükleyici olması ve okuyucuyu sıkmaması mıdır? Buna en güzel örnek bu kitaptır.
Estetik beğenimizde çıtayı daha yükseğe çekmek umuduyla.
Saygılar
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
gosde
24/4/2008 11:54
bu kitap okuduğum en güzel ve en farklı kitap. çok etkileyici. çok sürükleyici. arkasındaki yazı gerçekten doğru. insan bitirmek için yarını, anlatmak için ise bitirmeyi bekleyemiyor.
herkese tavsiye ederim! ! ! :)
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
seduck1905
23/4/2008 16:13
Mantequilla
bi kusur bulmak için yazımı kaç kere inceledin merak ettim...böyle ufak ayrıntılara takılma...farklı kulvarlardan gel lütfen...imla kurallarını mı inceliyosun? ? 2 tane soru işareti koydum senin için sakınca yoktur umarım..
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
LajvéRdi
23/4/2008 02:20
kitabı birkaç arkadaşım çok methetmişti fakat yorumlarınızdan ötürü kafam çok karıştı:/ 3.bölüme geçtim şuan ve kitap hakkında hiçbir fikrim yok:/
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
süvari_eragon
19/4/2008 14:59
kitabı okumak ama içindekileri araştırmamak en iyisi.gerçekten muhteşem bi kitap.
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
_trashy
19/4/2008 02:28
Çok güzel bi kitap.Şuana kadar okuduğum en iyi kitap diyebilirim.Adam Fawer'ın yazdığı bir yeni kitap daha var.Adı 'Empati'. En kısa zamanda alıp okuycam.Empati'nin de Olasılıksız gibi mükemmel bi kitap olduğunu düşünüyorum.Okumayanlara tavsiyem olsun,alın okuyun.(=
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
| Aynı konudaki diğer kitaplar için tıklayın: |
Aynı kişilerin diğer kitapları için
tıklayın: |
|
|
|
|
|