|
|
 |
Olasılıksız
|
 |
|
| 162 okuyucu
bu kitap için görüş bildirdi.. |
|
| | |
|
|
|
renovatioss
18/5/2008 16:09
sct_izmir şimdiye kadar merak ediyorum hangi bir sol parti gelmişde adnan menderes ve Tayyip erdoğan kadar bu milleti rahalatmış şimdi seçim olsa %50 rahat geçer ozaman nasıl kudurursunuz ama bu öfkenizne biz gnç nüfüsnuzla övünüyoruz 2040 yılında yaşlı bir nüfüs istemiyorsanız 3 çocuk yapın diyor iraden yokmu senin çocuk istemezsen yapmazsın türkçenle övünüyorsun bence sen anlayışsızsın herkezin rızkını sen mi veriyorsunda işsizlikden bahsediyorsun hangi fakirin karnını doyurdunda konuşuyorsun işinide veren allah rızkınıda ekmeğinide hem allah şükür 5 senede 300 milyar dolardan fazla artış gösterdi türkiye dünyada 17 sırada ekonomisi zamanında almanya çokmu zengindi 89 milyon nüfüs var japonya çokmu zengindi 120 milyon nüfüsü var hem kendi,leri gelişdi hem nüfüsü arttı gökten adam mı indi memleketlerine 3 4 çocuk yaparak geliştiler sen bu dünya neden geldin yada neden gönderildin düşünmü hiç.ortaya çıkan buluşları küçümseniyorum biraz abarttım özür diliyorum bu buluşların önünde saygıyla eğiliyorum fakat bu buluşları buldularmı yoksa onlara birisi çok çalıştırdıkları için buldurdularmı allah bilir sen kesin bizim pireden gelişerek olduğumuzu zannediyorsundur eğer bundan sonra işi siyasete dökmezsen küçümsemeden konuşursan senle sohbet etmek güzel olabilir
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
SCH_izmir
18/5/2008 13:01
Doğru söylüyorsun bir roman, klasik bir roman insana ait olmalı, fakat bu yargıyı değerlendirirken derecelendirmedeki kıstas aldığın ölçüsel anlamlar tamamen yanlış, Emile Zola, Victor Hugo gibi yazarlardan bahsetmişin ve bu yazarların klasiklerini baza alarak bir klasik eser tanımını yaratmışın. Bir kere bir eserin klasik bir değer taşıması için aradan çok uzun bir süre geçmiş olması gereklidir, olasılıksız kitabı evet bu bağlamda bunu geçemiyor ancak ben de bunu mecazi bir anlamda, yani bir aday olarak gösterildiğini demek istemiştim, bir de şu ayrıntı var, klasik eserler insana dair de olsa bir çoğu yazıldığı dönemden ötesini yansıtabilme özelliğine sahiptir, zaten bir çoğu da yazıldığı dönemde değil çok çok sonraları ön plana çıkmıştır, bundaki en büyük faktörde sanayi devrimi ile gelişen iletişim teknolojisidir. Demek ki kıyaslamadaki hatalardan biri değerlendirilen çağlardaki tarihsel fark, hayata bakış,iletişim vesaire uzatılabilir, yani 17.yüzyılda yaşayan bir yazar ancak o dönemin ona verdikleri ile bir şeyler üretebilir, yazacağı eserde hayal gücünün odağı tabiki insan ve varlık felsefesi odaklı olacaktır, bugün ise başarılı bir yazar hayal gücünü elindeki en son veriler ile zorlayarak eski klasiklere bağlı kalmadan yep yeni alanlarda yeni bir paradigma yaratma hevesi ile kalemi eline alacaktır, ve bu dönemde yaşayan bir yazar için eserinin gelecekte klasik olup olamayacağını sorgularken bunları unutmamak gerek, çünkü son dönemde kuantum tabanlı her ne kadar bir çok kitap yazılmış olsada, gelecek 50 yıl içerisinde yep yeni buluşlar ve edebiyattaki zengin karmaşanın arkasında geriye bugüne baktığımızda yani 2002 ile 2010 arası diyelim olasılıksız gibi kitaplar tarih ve edebiyat derslerinde bu türün ilk başarılı örnekleri olarak, birer klasik olarak tanıtılacaktır, Gelelim hollywood ile ilgili yakıştırmalarına, evet çok heycanverici ya da sürükleyici bir film gibi, ama burda da gözden kaçırdığın bir nokta var;
Bir çok başarılı kitabın filmi çekilmiştir, fakat söyler misim hangi film o kitapdaki tadı verebilmiştir, koku-parfum- kitabını okuyan biri filminin daha etkiliyici olduğunu iddaa edebilir mi, senaristlik, yönetmenlik bambaşka bir olaydır, kitap yazmak ise bunu aynı kefeye koyamazsınız bile, bir kitap için yapılabilcek en büyük haksızlık böyle bir eleştiridir aynı kefeye konarak, hiç deneme türü yazıların var mı bilmiyorum, bazen günler sürer tek bir sayfayı doğu kelimeler ile tamamlayabilmek, sonra büyük bir hevesle en yakın sevgline okutursun, belki bir dostuna ya da kız kardeşine; daha ilk sayfalarda dudak bükerek zoraki bir gülümsemeyle güzel olmuş ama sonra okusam olmaz mı diye bir yanıt alırsın ve sıkıldıklarını görürsün, senin aylarca gecelerce her bir satırına emek harcadığın sayfaları zar zor göz ucuyla okurlar, bir kitabı ve bir yazarı eleştirirken bunları da unutmamak gerek, Bir kitap yazmakla bir film çekmek bir tutulamaz, insanlar film izliyor, izledikleri filmler hazır kitaplardan çalınıyor, izledikleri filmler üç beş ayda 1 yılda çekilip piyasa sunulabiliyor, insanların kitaptan zaman kaybı gibi kaçtığı bir dönemde herkesin bir solukta okuyabileceği bir kitap kolay yazılmıyor, kitaptaki geleceğe dair toplu bilinç ve benzeri eleştirileri, ya da zengin kurguyu insalar kavrayamayıp bir gün sonra unutabilir, hatırlıyormusun kitabın sonun da Julia ölürken dondurmayı hiç sevmediğini düşünüyordu gülümsiyerek, bu tür yazım başarıllarını hiç bir hollywood filminin başarabilmesi mümkün değildir yaptıkları ciro ile, bu tür başarılı bir cümleyi kitabın kurgusuna oturtabilmek gerçek başarı budur,
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
darülsaf
18/5/2008 02:05
Defalarca baskı yapmış, bir sürü insan tarafından beğenilmiş, hakkında heryerde yorum çıkan ve listelere giren bir kitap, vasat da olsa hakkında yazılması zorunlu olan bir kitaptır.
'Madem değersiz, niye bu kadar şey yazıyorsun? ' sorusuna yanıttır.
EK NOT:
Çift yarık deneyi ve CERN deki bilimsel çalışmalar insanlığın geleceği için çok değerli çalışmalardır. Bunlar küçümsenecek şeyler değildir, ancak bu konudaki tartışma, kitapla ilgisizdir.
Bu kitapta bu kadar yoğun bilimsel veri aktarılırken diğer yandan bilimi yorumlayışı da oldukça sorunludur. Ancak bu konuyu şimdilik derinleştirmeden bırakıyorum.
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
darülsaf
18/5/2008 01:38
Bu kitaba hangi kritere göre 'şimdiden klasikler arasına girmiştir' deniyor?
Kitap hakkında olumlu olarak 'sürükleyici' müthiş' 'şahane' dışında ne söyleniyor?
Hiç klasik okumasak inanabilirdik. Hiç mi okumuyoruz klasikleri?
Bir kitabın değeri tek başına 'sürükleyici' sıfatı ile açıklanabilir mi? Eğer öyleyse Herman Hesse, James Joyce, Proust, Elias Canetti ve daha bir yığın 'sürükleyici olmayan' yazarı çöpe mi atmamız gerekiyor? Jackie Chan filmleri pek sürükleyicidir, Emmanuela serisi nefes kesicidir o halde sanatsal mı kabul edeceğiz?
Bir kitabın çok satması, değeri için tek başına bir kriter midir? İlyada hiç çok sattı mı, Balzac? Beckett? Eğer kriter çok satmaksa Süperman, örümcek adam, red kid, Barbara Cartland en büyük klasikler olmalıydı, öyle mi?
Bu kitap yüzlerce klişe kitaptan sadece birisi bu. Önceki yazımda detaylarını verdiğim gibi tema,izlek, karakter işlenişi, kurgusu herşeyiyle 'vasat okuru yormadan çok satmak üzerine' yazılmış bir kitaptır. İan Fleming'in kitapları, 007 James Bond serisi, Chuck Norris'in filmleri, Osman Aysu'nun birçok kitabı, her gün çekilen bir yığın Hollywood filmi ve onlarca bestsellerdan hangi nitelik farkı var?
Bu kitabı 'kumar sahnesi' dışında orijinal bulmak için gerçekten çok çaba harcamak gerekir. Hele hele Dostoyevski ile kıyaslamak, hatta aynı paragrafta kullanmak absürd bir yaklaşımdır.
Kitaptaki 'Mike Tyson ile bir round boks yapmak, bir beyzbol topu kadar geniş delik, eli Actionmanınki gibi havada kaldı' vsvs gibi ifadelerin orijinalleri 'çok edebi' de Türkçeye çevrilince mi böyle vulger ifadeler ortaya çıkıyor? O halde orijinalinden okuyun lütfen,Fransızca biliyorsanız ona da bakın göreceksiniz. Karşınızda metaforik, sözcük oyunları dolu bir roman yok. Sorun çeviride değil, Türkçeye de boşa suç atmayın lütfen. Sorun çeviride ya da Türkçede değil sorun romanın kendisindedir. Böyle bir anlatıma edebi demek, edebiyattan habersiz olmaktır.
Bu romanın alıcısı, temasıyla, karakter işlenişiyle, anlatımıyla, sonuyla başıyla herşeyiyle sokaktaki Amerikan ortalama aklıdır. Navanın öldürdüğü kişilerin müslüman ya da Arap olması da bu doğrultuda bir nottur sadece.
Bu bir ideolojidir, net bir taraflılıktır, bunu görmek için fazla çabaya gerek olmasa gerek...
Romana nereden bakarsanız bakın sadece bu yönü işaret etmektedir. Bu kitap film olacaktır, bunu Hollywood yapacaktır; bu kitap zaten bu amaçla yazılmıştır. Bu anlamda bu kitap edebi kaygılarla yazılmış da değildir; okur gözetilerek, film olması için yazılmıştır.
Kitap bir romandır, bilimsel bir kitap değildir deniyor, doğrudur. Ancak hangi edebi tarzda yazılırsa yazılsın hiçbir kitap YANLIŞ bilgi verme hakkına sahip değildir. Romanın birçok yerinde bilimsel açıklamalar var, genel görecelik de bunlardan biri. Bunu anlattığı yerde bir soyutlama, bir metafor yok, apaçık doğrudan bilgi verme var, bir ders anlatımı gibi. Doğrudan bilgi verdiği bir yerde TAMAMEN YANLIŞ bir örnek tabi ki eleştirilecektir. Ortada edebi bir anlam kayması falan yok, tamamen bir yanlış var, hem de çok basit. Uçak kalkarken ivmelenmeden kaynaklanan ağırlığın genel görecelikle uzaktan yakından hiçbir ilgisi yok, fiziğe kenardan bulaşmak bile bunu anlamaya yeter. Bu eleştiriyi hangi gerekçeyle savunduğunuzu doğrusu anlayamadım.
Yeniden klasikleşme tartışmasına dönelim. Bir kitap niye klasik olur? Klasiği klasik yapan nedir? Birçok farklı şey söylenebilir ama bütün klasiklerde ortak olan şey o romanın 'insana ait olması', bir 'insanlık durumu'nu anlatmasıdır. Don Kişot, suç ve ceza, sefiller, germinal vsvs hepsinde bir insanlık durumu görürsünüz. Ne demek insanlık durumu? Herkeste hayatının bir döneminde Don kişotluk yapmıştır. Herkes bir dönem Raskolnikov gibi vicdan azabı çekmiş, Anna Karenina gibi aşık olmuştur. Her klasik bu anlamda bir insanlık durumunu anlatır. insanoğlu kendi içinde bulduğu o 'insanlık durumu' nedeniyle onları yıllarca, yüzyıllarca okumuştur.
BU ROMANDA HANGİ İNSANLIK DURUMU VARDIR?
Bu roman insana NE veriyor, geriye ne kalıyor?
Konuyu çok uzatabilirim ama bu kitap için 'çok şahane' 'süper' dışında bir yorum ve 'sürükleyici olması' dışında bir olumluluk okumak isterdim, ama henüz okumadım. Doğrusu bu kitaba bu kadar zaman ayırmayı bile çok gerekli bulduğumu söyleyemem.
Özetle:
Çok satan kitaplara karşı olduğum falan yok. Ama böyle vasat, 'fast-book' denebilecek nitelikte bir kitabı klasik ilan etmek, 'abesle iştigal'dir.
Estetik beğenilerimizi yüksek tutmak dileğiyle.
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
SCH_izmir
17/5/2008 22:18
Kitabı hatırlayamak da ne demek? Hem de ertesi gün... Bunun olsa olsa tek bir açıklaması vardır o da kitaptaki kurguyu ve yazarın yarattığı toplu bilinç gibi bir çok yeni kavramı kavrayamayacak kadar dikkatsizce okunması olabilir; üstelik yapılan ilk eleştiri ikinci eleştiriyle de nasıl çelişiyor, ilk eleştirinizde tipik bir Amerikan filmi olduğunu savunurken ikinci eleştirinizde de ertesi gün unutulduğundan bahsediyorsunuz şimdi gelelim çelişkiye; öyleyse ertesi gün unutulacak kadar basit bir kitap ise, hatırlamadığınız bir kitap hakkında nasıl olurda bu kadar eleştiri yapma gücünü ve nesnelliğini kendinizde bulacak kadar cüretkar oluyorsunuz, pardon bunun anlamı aslında cürettkarlık değildir öyle değil mi? İnsanlar bazen bir şeyi anlayamadıkları zaman sırf ucu bir yere dokunuyor diye, eleştirdikleri şeyi bazen hatırlamadan bile atıp tutarak eleştiri yaptıklarını sanabiliyorlar ama yine pardon, bunun türkçedeki karşılığını hatırlamak istemiyorum; demek ki evet eleştiri yapmakta bir sorun tabiki yok ama bu gerçek bir eleştiriyse, size bir örnek vereyim Adam Fawer'ın son kitabı Empati için bir eleştiri yapayım; Kitapta sık sık Parlement sigarasının reklamı yapılıyor, dikkatli okuyucular bunun Dan Brown'a bir gönderme ve alaycı bir tepki olduğunu çok kolay anlayabilir, ancak yeni okuyucular bunu sadece basit ticari bir reklam gibi görebilir, bu noktada Adam Fawer'ı eleştirmek zorundayım Dan Brown bunu hep yapıyor, niçin yaptığı da ortada ama bu işi Empati kitabına karıştırıp ona meydan okuması sadece kendi seviyesini ona indirmekten başka bir sonuç doğurmaz, anladın mı dostum, bu iyi ya da kötü bir eleştiridir, ama siyasi yönü olan maksatlı bir karalama değildir, yazarın yazdığı eseri küçük gören, onu okuyan milyonlarca insanı hiçe sayarak; ancak şöyle diyebilirsin bu sefer de sen Dan Brown'ı küçük görmedin mi diye? Buna da vereceğim cevap basittir, eserlerine direkt bir saldırı yapmadım, üstü kapalı teğet geçtim, ve konuyu Adam Fawer'dan uzaklaştırmadım...
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
Mantequilla
17/5/2008 21:44
Bir kişi önce başkalarına saygı duyabilmeli..Diğerlerirnin yorumuna önce 'kıyrıtık' demek daha sonra kıvırıp işi siyasete çarptırmak pek doğru bir yol olmasa gerek....
Eğer sen bu insanlara kıytırık dersen Aysun kayacının mahkemelik olup gündeme taşındığı haberinden ne farkın kalır..
Konumuza dönecek olursak tabiki beğenmediğimiz kitapları eleştireceğiz.Her emek harcayan kişiyi ayakta alkışlayamayız ya..
Saygı duyarız orası ayrı ama bir birey olarak yanlış bulduğumuz yönleri eleştirmek kadar medeni bir davranış var mıdır?
Sırf bazılarına dokunuyor diye görüşlerimizi kendimize mi saklamak zorundayız..?
Tekrar söylüyorum burası bir fikir edinme yeridir aksi olsaydı bunca insan gelip yorum yapma zahmetine katlanmazdı..
Kitap tipik amerikan filmlerinden farklı değildi..Sonunda kafanızda soru işaretleri oluşuyor,ancak ertesi gün kitabı hatırlamıyoruzsunuz bile..
Sabun köpüğü gibi...
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
SCH_izmir
17/5/2008 18:43
Dikkat ettiysen ben bazı dinci çevreler dedim, özne olarak dinleri kullanmadım bu bir, türkçe biliyorsan yeniden okumayı dene; ikincisi, hiç kimsenin atıp tutarak emek harcanmış bir eseri böylesine eleştirmeye de hakkı yok böylesine maksatlı bir eleştiriye ancak böylesine maksatlı bir yanıt yakışırdı; üçüncüsü senin kıytırıktan dediğin deney ve yapılan çalışmaları sen bu dünyaya bin kere de yeniden gelip tahsil görsen, bu çalışmların insanlık için ne kadar önemli olduğunu anlayacak kadar geniş düşünemezsin, senin bugün küçümsediğin çalışmlar sayesinde bu foruma yorum bırakabiliyorsun, internet denen şey, İsviçrede parçacık fiziği tesislerinde CERN' de keşfedildi, senin kıytırık dediğin çalışmlarla bugün evinden özel hayatına kadar her yerde bu çalışmları kullanıyorsun, önce neye saygı göstereceğini öğren senin bütün hayatını çevreleyen, insaların ömürlerini feda ederek geçirdiği bu çalışmalara mı, yoksa sadece vaad edilen inançlara mı, eğer günahların çok ise sana tavsiyem inançlara sarılmandır, belki biraz iyi hissedersin kendini, hiç bir şey üretmediğimiz gibi üreten araştıran emek harcıyan insanları bu kadar düşmanca ve yanlı eleştirmeye hiç mi hiç, hiç kimsenin hakkı olamaz, bunu yaptığımız sürece bugün olduğumuz yerde kalırız, başa geçenler eğitimsiz insaların oylarıyla 3 çocuk yapın der, daha fazla eğitimsiz ve işsiz olması için, hiç bu insanların okuyup okuyamayacağını düşünmeden, sadece köleci işçi mantığıyla asgeri ücret ile birilerinin enselerini kalınlaştıracak, birilerini iktidar yapacak, geride kalacak aç ve yoksul aileleri dağılacak yuvaları düşünmeden,ama bilim adamlarını ve deneylerini sizin gibi kıytırıktan görenleri tbr. etmek lazım, eminim sen de ediyorsundur...
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
renovatioss
17/5/2008 00:37
kitap güzel ama SCT_İZMİR DARÜLSAFSATAYI FAZLA ELEŞTİRMİŞ ABARTMIŞ SCT_İZMİR MÜSLÜMAN OLMAYA BİLİRSİN KUTSAL KİTABIMIZA SAYGI DUYMALISIN KÜSTAHLIK YAPMA SENİ YARATANIN KİTABI HAKKINDA DAHA DÜZGÜN KONUŞMANI TAVSİYE EDERİM HALİNE ŞÜKRET BÖCEK OLARAK BİLE DÜNYAYA GELEBİLİRDİN KURAN AÇIKLANMAYA KALKSA BÜTÜN DENİZLER OKYANUSLAR MÜREKKEB OLSA YETMEZ BU SENİN KIYTIRIK ÇİFT YARIKLI DEYİN HİÖ KALIR KÜSTAH OLMA AKILLI OL ÖLÜM HERZAMAN TOPRAK ALTINA GİRİNCE ACABA OZAMAN NASIL HESAB VERECEKSİN
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
samcir
10/5/2008 19:54
oldukça etkileyici ve akıcı bir kitap.Ayrıca konu seçimi ve anlatım tarzınıda başarlı buldum..ilgilenenlere tavsiye ederim,zevkle okuyacağınız bir kitap.!
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
SCH_izmir
4/5/2008 10:54
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski... doğrusu
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|