|
|
 |
Polisle satranç oynayan bir seri katil...
Suç psikiyatristi olarak polise destek vermekte olan Claps'in suçluların davranış profilini inceleyerek olası şüphelileri tespit etmek gibi çetin bir görevi vardır. Ancak bu sefer ortadaki cinayet hiç de basit değildir. Karşısında acımasız, kararlı, unutulmak istemeyen ve şehrin korkulu rüyası olmayı amaçlayan bir seri katil vardır. Çözüm hep avuç içinde gibidir ama bir türlü ulaşılamamaktadır, aşılan her bir basamak katilin ininin derinliklerine dalmaktan başka bir işe yaramaz.
'Mario Mazzanti ilk kitabını en lezzetli malzemeleri karıştırarak hazırlamış: Satranç, edebiyat, sinema, opera ve asıl mesleği olan cerrahlık.'
-Paperblog-
Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığı ve gerçeğin insanın en karanlık hırslarında gizlendiği nefeslerinizi kesecek bir gerilim romanı.
-La Feltrinelli-
(Tanıtım Bülteninden)
| 3 okuyucu
bu kitap için görüş bildirdi.. |
|
| | |
|
|
|
Desert Rose 1
12/2/2012 23:24
Şah Mat kendini okutan bir polisiye roman. Kurgu çok zekice mi hayır, hani insanı canevinden vuran tarzda değil ama kitabın başında Montanari ve Greta'nın arasında yaşananlar ilginçti çok rastlanan bir durum olmamakla beraber kurgunun bu konuda bir ivme yapacağını düşündürdü. Diğer ilginç gelen ve hatta hoşuma giden diyebileceğim Claps'in işlenen cinayetleri çözmeye çalışırken katil hakkında geliştirdiği psikolojik tahliller. Kitabın başında Morganti den bahsedilirken parlak bir iş hayatı olmadığı kariyer yapamadığı gibi bir sürü ifade geçmişti. Halbuki kitabın sonunda tüm bunlar yalanlanır nitelikte. Çizilen profille sonrasında bahsedilen profil farklı.Bu karaktere haksızlık etmiş yazar. Hacker dünyası da bir hayli ilginçti.Kitabın başından sonuna katil adayım aday niteleğini korudu ama katil sürpriz olmadı yazar daha 170 li sayfalarda katilin cinsiyetini bildiriyordu ikinci adayım katil çıktı.
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
Arctasarım Arctasarım
27/1/2012 23:40
Kitap zevkine güvendiğim bir arkadaşım, ŞAH MAT romanını, okuduğunu ve beğendiğini bildirdi. Polisiye tarz roman okumak istemediğim için kitabı daha sonra düşünmeye karar verdim.Fakat, kitabı, duyduğum andan itibaren, için için merak etmeye başladım. Kendimi kitap ve Yazar hakkında bilgiler toplarken buldum. Anladım ki romanı okumadan rahat edemeyeceğim. İmkanlar elimde olduğu sürece ertelemeyi sevmediğim için merakımı gidermeye karar verdim. Kitabı edinip üç hafta içinde devrettim.
Bugün 27 Ocak 2012, ŞAH MAT son sayfasını okuyalı tam on gün geçmiş.
On gün sonra kitapla ilgili ne yazacağımı bilemedim.
Genelde, okuduğum kitaplar hakkında, pek fazla zorlanmadan, uzun uzun yazarım, oysa şu an, kitap hakkında yazacak bir şey bulamıyorum.
ŞAH MAT, sadece okunduğu sürece tat bırakan kitaplardan. Okunduktan bir süre sonra konusunu dahi tam hatırlamazsınız...En azından benim için öyle. Okurken, heyecanlı gerilim polisiye filmi izliyormuşum gibi hissettim...Nasıl izlenen her film iz bırakmıyorsa, okunan her kitap da iz bırakmıyor. Elbette ki insanlara ve zevklerine göre bu durum değişkendir.
Yine de okurken keyif aldığımı inkar edemiyorum.
Mario Mazzanti'nin asıl mesleği cerrah olduğunu yazıyor kitabın arka tanıtım sayfasında. Belki her zaman bir yazar olmak istedi ama buna cesaret edemedi. Hayatını önce maddi güvence altına almak istedi ve yazarlık sadece bir hayal kaldı uzun yıllar. Nette, Yazarın fotoğrafını gördüm en az elli yaşlarında bir bey gördüm.Hayalini gerçekleştirebildiği için Mazzanti'yi tebrik etmek gerek...Bu da benim kurgum oldu Yazar hakkında.
Daha önce okumuş olduğum ve bugün yine gözüme takılan bir kitap yorumunda, şöyle yazıyordu;
'bu dünyada bir
işi en iyi o işin isteklisi yapar'
Ne kadar doğru...Her ne kadar benim kurgum olsa da, sanırım Mario Mazzanti, roman yazmayı çok istemiş ve oldukça başarılı bir iş çıkarmış.
Yazarlık bir meslek mi diye sordum kendime. Bir meslek olmadığını cevapladım...İnsan, eğitim alırsa doktor olabilir, ama yazar olmayı öğrenemez...
Romanın kurgusu hakkında düşüncelerimi yazmak istemiyorum, polisiye- gerilim romanları sevenler okuyup kendileri karar versinler derim.
Paul Morphy,zamanında satranç dünyasının, önemli isimlerden biri olduğunu bu romanla birlikte öğrendim.
ŞAH MAT, okuduğum üç hafta süresince beni takip ettiği için,şöyle izah edebilirim, ben neredeysem, okuduğum kitaplar hep çevremde olurlar, dolayısıyla evde herkes okuduğum kitaplardan haberdar olur.Bir tesadüf mü bilemem, fakat evde derin bir köşede, neredeyse unutulmayı yüz tutmuş satranç takımımız gün yüzüne çıktı...Birkaç gün önce, akşam, işten eve döndüğümde iki oğlumu satranç oynarken görünce içim bir hoş oldu. Mazzanti'ye teşekkür etmek geldi içimden. Hem yazdığı roman için hem de satrancı hatırlamamızı sağladığı için.
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
|
|
|
En sevdiğim roman PARA Pierre Rey
24/1/2012 22:34
9
ŞAH MAT
Mario Mazzanti; Roman; Sonsuz Kitap Yayınları; İstanbul, 2011; 512 sayfa
ŞAH MAT romanı tür olarak cinaî,popüler deyişle polisiye bir roman.Yazarı Mario Mazzanti bir İtalyan; tıp fakültesinde okumuş,mezun olmuş.
19 Aralık 2011 Pazartesi öğleüzeri devretmiştim romanı. Önemli değil elbette,,,bir romanı okuyup bitirdiğim tarihin ne önemi olabilir ki? Bu tarih anca' romanı okumaya başladığım vaktin 16 Aralık 2011 Cuma akşamüzeri olduğunu söylersem bir önem kazanabilir.
Kahramanlarını anlatarak başlıyor roman. Önce Claps,sonra katil,sonra Greta Alfieri ile Montanari,sonra Adriana Maggesi anlatılıyor. Adriana Maggesi ilk cinayetin kurbanıdır. Öyle bir kurban ki,yaşasaydı,kendisini öldürmüş olan suç aletinden hicap duyar,cinayetin açığa çıkmasını bile istemeyebilirdi bir ihtimal.
Giriş bölümleri alıştığım kıraat sınırlarını aşıyordu...Cinayet sıra dışı,ceset sıra dışı,katile ulaşma hamleleri sıra dışı olunca ilk sayfaları yutarcasına okudum. Polis,cinayetin duyulmasını istemiyor bir süre için. Fakat Greta Alfieri isimli gazeteci kız olaydan kısa zaman sonra öğrenmiştir bu cinayeti,öğrenir öğrenmez de katile ulaşmak adına her yolu denemeye başlıyor. Denediği bu yollar cinayeti
soruşturmakla görevli komiser Sensi'yi âdeta canından bezdiriyor. Hatta Sensi öfkeleniyor, hırsından çatlıyor. Sensi,cinayeti işlemiş gibi gördüğü Morganti'yi hapse atıp olayı kapatmaya niyetlidir ama polise yardımcı olan Suç Psikiyatristi Claps hiç de onun gibi bakmamaktadır olaya. Katilin profilini çıkarmakla uğraşan Claps o güne kadar hiç görmediği kadar karışık bir cinayetle başbaşa buluyor kendisini. İlk cinayetin ardından katil yeni bir cinayet işleyeceğini de haber vermektedir üstelik. Katil ipucu da verir polise: Satranç hamleleri sonunda bir insan hayatını kaybedecektir.Sanki polise 'hadi gel de beni yakala bakalım'
demektedir. İkinci cinayet işleniyor.Katil hamlelerine satranç oynar gibi devam ediyor; üstelik katil kendisini yakalamak isteyenlerle de internet üzerinden satranç oynamayı kabul etmiştir. Çeşitli izlerden katile ulaşmaya çalışan polis çaresizdir
zira katil bir üçüncü hamle yapacağını bildirmiştir.Bu da yeni bir cinayet demektir. Nihayet katil suçüstü yakalanıyor. Yakalandığında katil artık yaşamıyordur; öldürülmüştür! Bunca cinayeti neden işlediğini katilin ağzından duyamayacak olmam canımı sıkmıştı!
Tam bu esnada daha okunacak epeyce sayfa olduğunu görüyordum kitapta; bir yandan da katilin yakalanışı bu kadar basit olmamalıydı,diyordum okuyorken. Bitmemiş o sayfalarda katilin henüz yakalanmamış olduğunu anladım; hem şaşırdım,hem de katilin ne kadar zeki (Yazar'ın mutlu mutlu gülümsediğini görüyorum sanki!) olduğunu anladığımda ürperdim...Velhasılıkelam bir hatırlatmada bulunmak istiyorum: evde yalnızken okumayın bu romanı.
Güliz Akyüz Yıldırım'a mükemmel çevirisi için,Sonsuz Kitap Yetkilileri'ne ŞAH MAT'ı okunaklı büyük puntolarla tertemiz sayfalara basmış olduğu için teşekkür ediyorum.
En sevdiğim roman (hâlâ) PARA Pierre Rey
Salı,24 Ocak 2012
Bayrampaşa / İstanbul
sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı?
Evet
|
Hayır
|
| |
| Aynı konudaki diğer kitaplar için tıklayın: |
Aynı kişilerin diğer kitapları için
tıklayın: |
|
|
|
|
|