Şiir KitapEtkinlikler Şarkı SözleriŞarkılar Antoloji.comResimAntoloji.comForumAntoloji.comNedir?Antoloji.comÜyelerAntoloji.comGruplarAntoloji.com Mesajlarım
 
 

Kitap Kişi

 Kitap Ana Sayfa
 Kitaplar
 Kişiler
 Konu Başlıkları
 Yayınevleri
 Kitaplarım
 Kitap İncelemeleri
 Okuyucu Görüşleri
 Kitap Tartışmaları
 Öne Çıkanlar
 Çok Satanlar
 Yeni Çıkanlar
 E-kitap
Eski ne nadir kitaplar
 Eski ve Nadir Kitaplar
 
Son Kuşlar


Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları;
Kategorisi: Türk Edebiyatı, Türkçe Roman ve Hikaye
İstanbul, 2010, 14 x 20 cm, 102 sayfa, Türkçe, Karton kapak.
ISBN No: 9789750804878



Okuyucunun kitaba verdiği puan:
5.3 10 (3 kişi)   
Bu kitaba kim kaç puan vermiş? Tıkla GÖR
6,00 TL
Satın almak için:
 

Eren.com.tr

  Kitap Adresi

' ...Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.' Sait Faik Abasıyanık' ın ' Son Kuşlar' adlı hikâyesinden ' Son devir hikâyecileri içinde en çok beğendiğim bir genç yazardır. Türkçesi de çok mübalağalı değildi, tabii idi. Kendine has bir konuşması ve yazması vardı.' Halide Edip Adıvar ' Edebi eserler, insanı yeni ve mesut, başka iyi ve güzel bir dünyaya götürmeye yardım etmiyorlarsa neye yarar? ' diyen büyük yazarın; ilk kez 1952' de yayımlanan hikâye kitabı Son Kuşlar yeniden gözden geçirilerek yayına hazırlandı.

1 okuyucu bu kitap için görüş bildirdi..

9
  Esin Perisi 1 24/2/2013 21:38

Altı-beş-dört-üç kii ve bir...Yanaklarında parlayan iki alaycı elma’sı,yanındaki koltukta oturan dostu Defne’ye baktı.Dostu mu demişti,biraz sonraki sözlerinden sonra öz kardeşinden bir farkı olmadığına karar verecekti.Uzun zamandır ne derse desin alınmıyordu birine…Gözünüz dolduğu zamanlarda karşınızdaki kişinin de gözünün dolması hiç hayra alamet değildir oysa.Huyudur,ağlayan görünce dayanamıyordur belki diyeceksiniz.Demeyin.Düğününüzde takıdan sonra gelin odasına sizinle gelip topuklu ayakkabınızı çıkaran, yorulmuşsundur çok,dur az ayaklarını ovalayayım diyen de aynı kişi olacaktır.

Kırmızı ışığa yakalanmadan,yeşil ışıkta geçtiği günlerden biriydi.Babaannesinin sabun kokulu çarşaflarında uyumuş da kuş ötüşleriyle saçları terli uyanıp karşılamış gibi sabahı… Arabanın radyosunu açsa Defne,Ankara havası çıksa, değiştirecek olsa,kalsın az diyecekti.

Uğraşmasan ya,gereksiz yere canını acıtmayı sevmen yok mu senin…Bıraksan kendi haline,ısrar etmesen bir şeyde de, boşuna inatlaşıyorsun diye Melis’e söylenip duruyordu,kardeşi Defne.Öpücük atacakmış gibi,dudakları sola bükük halde bakmıştı Defne’ye.Üçüncü ışıkta kırmızı ışığa yakalanmıştı,yakalanmasaydı bu yolu altmış ile gidersen böyle geçiyorsun işte diyecekti.Yanılmıştı işte gene,hemen uçuvermişti sabun kokusu burnundan. Ankara havası sus pus olmuş, artık sabah haberlerini dinliyordu.Kendi aralarında dedikodu yapan iki yolcusu yüzünden belki susarlar diye radyoyu açan dolmuş şoförü gibiydi artık.Konuyu kendinden alıp da başka konulara dağıtmak yeni huyu olmuştu.

Bir dağcının ölüm haberini veriyordu radyo programcısı.Hobi olarak dağcılık yapanları da hiç anlamıyorum dedi Defne… Sağ yanağını diliyle şişirdiği için Defne’nin bu sözlerine yorum getirememişti.Ay Melis dedi Defne,şu ağzındaki uçukla oynamayı keser misin? Alt dudağını şişirdin oynamaktan…Uçuk değil bu,yemeği hızlı yerken ısırdım diyecekti Melis.Öyle demeseydi Defne,arabayı sağa çekmeye,arkadan gelen araca yol vermeye hiç mi hiç niyeti yoktu.Yavaş gitsindi az,hastaneye hasta mı yetiştiriyordu canım! Görebildiği kadar kontrol etmişti aracı, bu kadınların trafiğe çıkması kabahat zaten diye içinden geçirdiğine yüzde yüz emin olduğu erkek şoför, araçta tekti.Sonra da ayrıca hiç inatçı değilimdir ben,diyecekti Defne’ye.Aynadan alt dudağına bakıp,mavi gözleri ile sarı saçlarını da kontrol ediyordu.İç Anadolu’da laz kızı,Karadenizde çerkes kızı veyahut göçmen kızı sanarlardı hep bu beyaz yüzü.Sevimli,cana yakın gelirdi insanlara bazen; bazen asil,gururlu,kibirli gelirdi.Ne çok birilerine benzetiyor,ne çok genellemelere varıp bir o kadar da yanılıyoruz diye düşündü birden. Avcılığı da,balıkçılığı da anlamıyorum.Sabahın köründe kalkıp bir balığın başını beklemek.Bilemiyorum,hiç yapacağım şey değil diye konuşmaya devam ediyordu Defne.Evinin oturma odasındaki yağlı boya tablo geldi Melis’in gözüne birden.Burgazadası,adanın balıkçıları…

Son Kuşlar,evimizin oturma odasından gelip geçen,Sait Faik’in deyimiyle ve dahi çizimiyle istediğimiz kadar bol hasletler,adilikler,iyilikler,kötülükler,delilikler,akıllılıklar,sevdalar yüklediğimiz insan yüzlerine; dostluk,kibarlık,samimiyet,iyilik maskelerinin sakladığı zehirli tırnakların en onarılmaz yaraları nasıl açtığına tanıklık eden, duvardaki yağlı boya tablo gibi.
İçinizi, hiç bilmediğiniz bir İstanbul semtinin akşamı kaplarken, içinize hiç taş gibi, ağır bir su gibi bir sevgi oturdu mu? sorusunun cevabını vermenizi beklerken, gözünüzü daldırdığınız karşıdaki tabloya balıkçı teknelerini,balıkçılarını çoktan çizmiştir bile Sait Faik…”Üstelik haritada ada görmeyeyim.İçimdeki dostluklar,sevgiler bir karıncalanmadır başlayıverir samimiyetiyle.Boyası atmış ağır ve kaba bir sandal,sandalın peşini bırakmayan bir kuş,ağ,balık,sahilde harikulade güzel çocuklar,namuslu kulübeler,buğusu tüten bir tencere,ufukları dar sisli bir deniz…”

50 sene öncesinden duymuş gibi Defne’yi…Ben de anlayamadım avcılığı hobi edinenleri.Zevki uğruna hayvan öldürenleri der…Kitabın adını da taşıyan,kitaptaki 19 hikayeden biri olan Son Kuşlar hikayesinde,gökyüzüne bir işaret çakıp benim pilavlıklar geldi diyen Konstantin’i anlatır.Pilavına katmak için kuş öldüren Konstantin…Biz der çocuklar, kuşları ve yeşillikleri çok gördük sizin için kötü olacak.Sormadan edemeyip,peki ya Balıkçılar diye soracaktır Defne.Balığı avlayana ekmeğini kazandıracaksa namusuyla, lafı yoktur da balıkçılar arasında yapılan haksızlıklarla, kendisini hayalkırıklığına uğratanlarıyla birkaç hikayesinde bize tanıştırmayı da ihmal etmeyecektir.En sonunda dayanamayacak yapılan haksızlıklara,” Söz vermiştim kendime yazı bile yazmayacaktım.Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? (..) Yazmasam deli olacaktım” der.

Bıksa da o oturup insanoğlunun çektiğini,çekmediğini anlatmaktan.Anlatamadım ben dese de ne kadar…Havadan bile hafif sandığı gemisini nefesiyle üfleyen o adama; çalıştıkça bir kudret heykeli halini alan-elli yaşını vücudundan sıyırıp atana; hususi arabayı görür görmez hemen terliklerinin ve tabancalarının üstüne lacivert kostümlerini çeken Kahraman Bey ve adamlarına,boya sandığına- gün ola harman ola- yazdıran boyacıya,boya sandığını yapan Mercan usta’ya,duvarcı Barba Antimos’a,Kırlangıç yuvasındaki kadına…Sorsaydı keşke…

Tabiata hele sorsaydı,ne güzel anlatmış bak beni derdi…

Karşısında ağladığınız bir günde,gözyaşınızı silecek olan bir el gibi Son Kuşlar.

“Tabiat,çoğunca dosttur.Düşman gibi gözüktüğü zaman bile insanoğluna kudretini ve kuvvetini tecrübe imkanı veren,yüz vermez bir babadır.
(…)
Keskin aklın daha kör,daha mülayim,daha gürültüsüz ve yavaş akla,hatta akılsızlara arkadaşlık için verildiğini; çorbanın çorbasızlarla taksim edilmek için mis gibi koktuğunu öğreten,belki de öğretmeden öyle iyi öyle mübarek anadan doğulduğunu hayal ettiren...”

sizce, bu okuyucu görüşü yararlı mı? Evet | Hayır
 

 
Paylaşın
Bu kitap hakkındaki düşüncenizi yazın.
  Önerin
Kitabı arkadaşınıza önerin.
  Ekleyin
Kitabı "Kitaplarım" listenize ekleyin
 
Aynı konudaki diğer kitaplar için tıklayın: Aynı kişilerin diğer kitapları için tıklayın:
 Bu kitaplara da bakın
Bukre
Ve Dağlar Yankılandı
Hiçbir Şey Eskimez Mutluluk Kadar
Mart Menekşeleri
  - tiklayin - Bu sayfaya link ver Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2014. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: SON KUŞLAR KİTABI

Antoloji.com
28.07.2014 19:25:25  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]