Antoloji.com Şiir Kitap Nedir? c Üyeler c Gruplar c Mesajlarım
 
 

Kitap Kişi

 Kitap Ana Sayfa
 Kitaplar
 Kişiler
 Konu Başlıkları
 Yayınevleri
 Kitaplarım
 Kitap İncelemeleri
 Okuyucu Görüşleri
 Kitap Tartışmaları
 Öne Çıkanlar
 Çok Satanlar
 Yeni Çıkanlar
 E-kitap
Eski ne nadir kitaplar
 Eski ve Nadir Kitaplar
 
Konu : Türkçe Denemeler, Günlük Yazılar

  Türk Edebiyatı

Bu konu başlığında toplam 3.113 adet kitap bulunuyor.
Tümünü Listelemek için Tıklayın..
 
    İlgili Yazarlar:

Enis Batur
İsmet Özel
Cezmi Ersöz
Rasim Özdenören
Nihat Genç
Ahmet Haşim
Attila İlhan
Sadık Yalsızuçanlar
Hilmi Yavuz
Feridun Andaç
 

 Yeni Çıkanlar:

Öykülerden Biri

İkbal Sena Nur Demir
Akademik Yayıncılık; Edebiyat

Cetvelle Çizilmiş Dağınıklık

Ali Özgür Özkarcı
160. Kilometre Yayınevi; Edebiyat

Voyıcır 2.

Ahmet Güntan, Lale Müldür
160. Kilometre Yayınevi; Edebiyat

Lâle Müldür ve Ahmet Güntan’ın, yakıtını yakın arkadaşlıklarından alan ve yıllar önce kendi içlerine yolladıkları bu ince uydu, yolculuğuna devam ediyor. Halen sonsuz derinlikte ve karanlıkta buldukları kardeşliğin, üzgünlüğün, güçten düşmenin, kabullenmenin ve umudun konuşmalarından somut kesitleri bir araya getirerek okurun dünyasına gönderiyor. Voyıcır 2, bataryalarını bu kez de 160. Kilometre’den okura ulaşarak dolduruyor.. >>>

İlk Kan

Ahmet Güntan
160. Kilometre Yayınevi; Edebiyat

Bir şairin 30 yıla sığdırdığı kitaplarına baktığımızda ne görürüz? Farklı arayışlar, yönsemeler, şairin sadık kaldığı – yinelediği temalar? Ya 30 yıllık bir kavis çizerek ilk kitaba tekrar bakarsak? Evet, şairin sonradan gideceği yolların nüveleri dağınık, yarı bilinçli biçimde karşımızdadır. İlk Kan.’da da Ahmet Güntan’ın henüz ilk kitabında seçimini somuttan yana yaptığını görürüz: Pasolini’nin Külleri, Çingene Hikâyeleri, Beyaz Peugeot, Dük L. Visconti... İlk Kan., 30 yaşında! Yine, “Evet, somut şiirler yazıyorum ben, siz de bok yiyin!” diye biten Köpüklü Bir Kan, Bir Duman.’la birlikte... >>>

Adını Sen Bul Yalnızlığın

Demet Güler
Sokak Kitapları Yayıncılık;

"Herkes kendi romanının kahramanıydı ve herkesin bir gidişle başlıyordu hikayesi. Ne gittiğinin yada kimin gittiğinin hiç bir önemi yok. Hayatından bir şeyler eksiliyordu herkesin. Anlatmak istiyorlardı, kelimeler yetse hissettiklerine. Ve dinlesin istiyorlardı hem giden hem de tüm dünya. Herkes ayrı bir roman yazıyordu hayatında, en çok kırılan yanlarıyla. Ne kaldı ki diyordu elimde bir avuç umuttan başka. Ben değil herkes kendi hikayesini yazdı." (Tanıtım Bülteninden).. >>>

Adsu

Hanife Gülnur Gürsoy
İkinci Adam Yayınları;

Orada birinin olduğunu seçiyordu. Vitrin camına yapıştırılmış harfleri okudu. Başını biraz kaldırdığında tabelayı gördü. Galeri Yosun..... >>>

Allah Ekmek Özgürlük Bir İsyanbul Günlüğünden Bir İsyanbul Günlüğünden

Mehmet Lütfü Özdemir
Rebeze Kitaplığı;

Bilginin, servetin ve iktidarın eşitçe paylaşımını ihtiraslarımıza kurban edeli binlerce yıl geçti. O günden bu güne ezilenlerin künyesinde hep 'köle' yazdı ve yazmaya devam ediyor... Sen, zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan, Allah, Ekmek ve Özgürlük için, kalk ve isyan et! Sevgi ile Merhamet ile isyan et!.... >>>

Allah ile 1 Saat

Erol Yaşar
Paradoks Kitap; Edebiyat

Zamanın altın, pırlanta, hatta elmas dilimi bu saat! İstisnasız her insanın O'na(say) en çok benzediği makam! Daha dünyada iken Allah'a en yakın olmanın sırrı... İlahi' aşkla coşarken, dilediğin an harem dairesine girme salahiyeti... İmanlı oluşun, Allah'a koşuşun, Cennette çıkan zor yokuşun start noktası... Hesapta milyonlar bile olsa, aranan şey bu saatte... Meteliğe kurşun dahi atılsa, muhtaçlık yine bu saate... Sınırsızca çıkmanın matematiği, Düştükçe yükselmenin kimyası, Ve 70 bin perdeyi tek tek yırtmanın simyası.. Hâlbuki tek ihtiyacı butydu şeytantın... >>>

Adını Koyamadım

Yener Demir
Mihenk Kitap;

Adını sen koy, sıladan gurbete bir dadaşın hikâyesi gibi gözükse de gerçekte hepimizin yol hikâyesidir. Kitap başlangıcında yürek atışlarının adım adım kaybettiğimiz değerlere doğru Anadolu kokulu bir yola düştüğümüz ile başlıyor. Sade, samimi ve taze bir kalem. Hayat zaten bir gel-git değil midir? Bu geliş ve gidişlerde gıdamız ya dumansız ağıttır ya da aşkın ümidi ile sarıldığımız vuslattır. Hayat hasret dolu bir muamma. Her gelen gidene ağıt yaktı kendince aşkı ağlattığını sandı. Her giden bir gelişe kurban olduğunun farkında olmadan delimen hülyalara takıldı. >>>

Salaklık Üstüne Deneme

Tahsin Yücel
Yapı Kredi Yayınları; Türkçe Denemeler, Günlük Yazılar

'Romain Gary, son yapıtı Kral Salamon'un Bunalımı'nda, başka şeyler yanında saçmalığı -yada, edimle öznesini kaynaştıran bir terimle, salaklığı- da çok güzel işler. Ama en azından ilk bakışta, önemli bir çelişkiyi gözden kaçırıyormuş gibi bir izlenim uyandırmak ister. (...) Romanın unutulmaz anlatıcısı Jeannot 'Bir salakla, şöyle gerçek bir salakla karşılaştım mı bir coşku ve saygıdır dolar içime', der; bu saygının da bir tür 'ölümsüze tapınma' olduğunu söyler.' Tahsin Yücel Salaklık Üstüne Deneme adlı bu kitabında, yaşamın içinde geziniyor. >>>

Yeni kitapların tümünü görmek için tıklayın >>

 

 Bu Konunun Popüler Kitapları:

İki Dirhem Bir Çekirdek

İskender Pala
Kapı Yayınları; Türk Dili

Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler… Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşüncelerin ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir. >>>

Günaydın Gece

İkbal Gürpınar Karagözlü, Samuel Butler
Timaş Yayınları; Deneme - İnceleme

"Güzellik bakan gözdeymiş. Niyetmiş her şeyi güzelleştiren, olmazları olduran. Sevgi, açılmayacak sanılan, üzerine kilit vurulan tüm kapıların anahtarıymış. Tam da ümitsizliğe düşmeye ramak kala doğuruvermiş güneşi üzerimize Yaradan; parlak ve sıcak... Tatlı dille, güler yüzle söylenen sözlere doyulmazmış... Bu kitap, güler yüzle, düşünerek okunsun, yüreklerde sevgi dokunsun, insanlar sevdiklerine sevgiyle dokunsun, ellerindekinin kıymetini bilsin, yurdunu sevsin, kendini tanısın, bilsin diye yazıldı. >>>

Derinliğine Kimse Sevgili Olamadı

Cezmi Ersöz, Aslıhan Tüylüoğlu
Tekin Yayınevi; Türk Şiiri, Türkçe Denemeler, Günlük Yazılar

Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi... Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı. Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim. Beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyidim; bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden. Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu. ''Ne olur, bir daha beni aramayın! Çünkü ben kolay unutamıyorum. Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum. >>>

Bu Ülke

Cemil Meriç; Hazırlayan: Mahmut Ali Meriç
İletişim Yayınları;

Meriç'in "aynı kaynaktan fışkırdılar" dediği eserler dizisinin önemli bir halkası. Bir çağın, bir ülkenin vicdanı olmak isteği Meriç'in bütün çabasına her zaman yön vermiştir: "Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği." Bu Ülke, Meriç'in sürekli etrafında dolandığı Doğu-Batı sorunu yanında, sol-sağ kutuplaşmasına ve kalıplaşmasına ilişkin önemli tesbit ve aforizmalarını da içeriyor. (Tanıtım Bülteninden).. >>>

Posta Kutusundaki Mızıka

A. Ali Ural
Şule Yayınları; Türkçe Denemeler, Günlük Yazılar

Sevgili Dost! Bu sabah kuş sesleriyle uyandım. Ne güzel değil mi? Hayır, güzel değil! Açık penceremden ok gibi dalıp yastığıma saplanan karga sesleriydi. Kuş sesleri dediğimde aklına asla karganın gelmediğini biliyorum. Bu, karganın da bir kuş türü olduğunu bilmeyişinden değil, karganın türünün en önemli özelliği olan güzel bir ötüşten mahrum oluşundan elbette. Yüzümü yıkarken acaba diyordum; acaba türümüzün en önemli özelliklerini taşıyor muyuz? Hareketlerimiz ve sözlerimiz nerelere saplanıyor? Acaba 'insan' denince hatırlanıyor muyuz? (Arka Kapak).. >>>

Hayat Güzeldir

İclal Aydın
Epsilon Yayınları; Edebiyat

Aslında bu bir avuntuydu. Çok canım yanıyordu... Gördüklerimden ve göreceklerimden. Yalan, ihanet, riya, çaresizlik... Geçtiğim yollar ve ezdiğim kumlar hâlâ gölgemi taşıyorlar. Benim kanayan dizlerim yoktu hayatta bir tek, benim de kanattıklarım vardı elbet. Kendim avunurken baktım ki avutuyorum. Ben aslında tüm sözlerimi kendime yüksek sesle söylüyorum..... >>>

Veryansın

Nihat Genç
Destek Yayınları; Yönetim ve Devlet Sistemleri

Bu insanların başında kubbe yok. Allah ile aralarına birileri girmiş. Bir duvar çekmiş, onları labirentlere almışlar. Tabiatın ırzına geçilirken, nükleer bombalar dünyamıza tehdit oluştururken, nerede bilim adamları, aydınlar? Eskiden belediyelerde kadrolu fareler vardı. Rögarlar sıkıştığında bu kemirici fareleri kanalların içini kemire kemire açsınlar diye atarlardı oraya. Rögar fareleriydi bunlar. Şimdi aydınlarımız, AKP hükümetinin başına bir sıkıntı geldiği zaman köşelerden rögarlara atılan fareler gibiler... >>>

Sevdalım Hayat

Zülfü Livaneli, Kolektif
Remzi Kitabevi; Türkçe Roman ve Hikaye

Tartışma yaratacak 'anılar denizi' Zülfü Livaneli'nin, Mutluluk ve Leyla'nın Evi adlı çok satan kitaplarının ardından beklenen anlatısı çıkıyor. Bir dönemin siyaset ve sanat olaylarına ışık tutacak, her kuşaktan insanlar arasında ilgi uyandıracak anı ve değerlendirmeleri kapsayan roman tadındaki bu kitapta, okuma serüveni peşindeki bir çocuğun düşleri, hücrelere kapatılan ve sürgünlere mahkûm edilen bir aydının serüveni anlatılıyor. (Tanıtım Yazısından) .. >>>

Başucu Denemeleri

Fatih Akbaba
Akçağ Basım Yayım Pazarlama; Edebiyat

Hayat kapılarını bir kapar bir açar ama neyi bekleyip neyi beklemediğinize bağlı. Ben beklediğim gerçek sevgiliye bir açık kapı istiyorum. O kapıdaki sevgilimi hayal etmiyorum. Kelimelerden tablom var. Suret çiziyorum sevgi boyutlu, saygı karakterli, mutluluk amaçlı, gelecek hesaplı, kalpten inançlı, hem dokunaklı hem karşılıklı, insan gibi değil tam anlamıyla insan, kadın gibi değil bütünüyle tam sultan, gerçek bir suret çiziyorum. Aşk bu, nefessiz kalmaya razılığın sevgili adı! Hayat, bir kapı açsa da kapadığında diğerini, her dem taze ve olgun aşklar sunmuyor. >>>

Nar Çiçekleri

Mehmed Uzun, Abdurrahman Cami
İthaki Yayınları; Deneme - İnceleme, Kültür Sosyolojisi, Azınlıklar-Etnik Gruplar, Kürt Sorunu - Kürtler

"Nar Çiçekleri", Mehmed Uzun'un Türkçe yazdığı, hayatımıza değen dokuz denemeden oluşuyor. Çokkültürlülüğün, azınlık ve öteki olma sorununun, sürgün ve aydın olmanın onulmaz ağırlığının merkezde olduğu bu denemeler, şiddetin ve reddetmenin çözüm olamayacağını, ancak anlayarak, empati kurarak bir arada yaşanabileceğini savunuyor. Kırık bir hüznün egemen olduğu bu denemeler, aynı zamanda arada kalanların dünyasına içerden bir bakış... (Tanıtım Bülteninden).. >>>

Bu kategorideki tüm kitapları görmek için tıklayın >>

Bu konu başlığında toplam 3.113 adet kitap bulunuyor. Tümünü Listelemek için Tıklayın..

  - tiklayin - Bu sayfaya link ver Bu sayfayı birine gönder Bu sayfada hata var!  

(c) Antoloji.Com, 2015. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Antoloji.Com'a aittir. Sitemizde yer alan şiirlerin telif hakları şairlerin kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır. Yayın Hakkı Notu.
Şu anda buradasınız: TÜRKÇE DENEMELER, GÜNLÜK YAZILAR KİTAPLARI

Antoloji.com
04.08.2015 08:20:09  #.234#
  » Şiir  » Kitap  » Etkinlikler  » Şarkı Sözleri  » Resim  » Forum  » Nedir  » Gruplar  » E-Kart  » Sinema  » Haber  » Bilgi Yarışması  » İletişim
 Antoloji.Com   » Hakkında   » Künye   » Yardım   » İnsan Kaynakları   » İletişim   » Seçim  
[Hata Bildir]